Erzurum’un “Siyah Kehribarı” olarak bilinen Oltu taşı, hem estetik hem de manevi değeriyle yüzyıllardır el üstünde tutuluyor. Ancak bu popülerlik, piyasada “Rus taşı”, “Gürcistan taşı” veya basit plastik taklitlerin de türemesine neden oldu. Peki, elinizdeki tespihin veya takının gerçek Oltu taşı olup olmadığını nasıl anlarsınız? İşte uzmanından (ve Burnaz’dan) hayat kurtaran tüyolar.
Oltu taşı aslında bir maden değil, linyit kömürünün çok özel bir türüdür. Toprak altından çıktığında yumuşaktır, hava ile temas ettikçe sertleşir. İşlenmesi büyük bir ustalık ister. Onu taklitlerinden ayıran en büyük fark, organik yapısıdır.
Gerçek bir Oltu taşını yünlü bir kumaşa (veya kazak gibi bir yüzeye) hızlıca sürttüğünüzde statik elektrik üretir. Küçük kağıt parçalarına yaklaştırdığınızda onları mıknatıs gibi çeker. Eğer hiçbir hareket yoksa, elinizdeki yüksek ihtimalle plastiktir.
Yöntem 2: Nefes Testi (Buğulanma)
Taşın üzerine hafifçe nefesinizi üfleyin. Gerçek Oltu taşı organik yapısı gereği buğuyu hemen kabul eder ve üzerinde bir matlaşma oluşur; ardından bu buğu hızla kaybolur. Yapay taşlarda bu süreç daha farklı işler veya hiç buğulanma olmaz.
Yöntem 3: Ağırlık ve Dokunuş Hissine Bakmak
Ağırlık: Oltu taşı, sanılanın aksine çok hafif bir taştır. Elinize aldığınızda “bu çok ağır, kesin gerçektir” diye düşünmeyin. Genelde sahte döküm taşlar daha ağır olur.
Hissiyat: Taşın yüzeyi pürüzsüzdür ama asla cam gibi buz gibi soğuk değildir. Odunsu bir sıcaklığı vardır.
Yöntem 4: Isınma ve Koku Testi
Çok tavsiye etmesek de ucu ısıtılmış bir iğneyi taşın görünmeyen bir yerine değdirdiğinizde, plastik bir koku geliyorsa o ürün sahtedir. Gerçek Oltu taşı yandığında kömür/is kokusuna benzer bir koku yayar (Çünkü o bir fosildir!).
Yöntem 5: Kullanıldıkça Parlama Özelliği
Oltu taşının en asil özelliği budur: Kullanıldıkça parlar. Eğer bir tespihi çektikçe rengi soluyor veya boyası çıkıyorsa o Oltu taşı değildir. Gerçek taş, sahibinin elinin teriyle ve zamanla daha derin bir siyahlığa ve parlaklığa kavuşur.
Burnaz’ın Notu:“Yollarda ‘Hakiki Oltu’ diye ucuza satılan o Gürcistan taşlarına kanma! Onlar tozdan sıkıştırmadır, bir kere yere düşse dağılır. Bizim Oltu’nun taşı dert ortağıdır, çektikçe seni dinler, çektikçe parlar!”